23:38:51  17 Mayis 2012 Perşembe

GÜNDEM / ’Genç Akademisyenler’den Başbakan’a yanıt


’Genç Akademisyenler’den Başbakan’a yanıt

Başbakan Erdoğan’ın ’dindar nesil yetiştiriyoruz’ sözleriyle başlayan tartışmaya genç akademisyenler de katıldı.
21 Şubat 2012 Salı, 22:22:49
’Genç Akademisyenler’den Başbakan’a yanıt

 Hazırladıkları video ile Başbakan'a seslenen akademisyenler, "Bu sözleri son derece tehlikeli buluyoruz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben kaleme aldıkları mektubu okuyan ve bu görüntüleri popüler video paylaşım sitesi YouTube üzerinde kamuoyu ile paylaşan genç akademisyenler, "Bizler; Müslüman, Hristiyan, Yahudi ya da Zerdüsti, Alevi veya Safii, dindar ya da dinsiz, Ateist veya Agnostik, laikliğin gerekliliğine yürekten inanan genç akademisyenler olarak dindar ve muhafazakar bir gençlik yetistirmeye dair son açıklamalarınızı son derece tehlikeli ve ürkütücü buluyoruz" diyor.

Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve 500 civarında öğrencinin siyasi görüşleri nedeniyle tutuklu olarak yargılandığını belirten akademisyenler, http://basbakanayanit.blogspot.com adresi üzerinde yürüttükleri kampanya sonucu topladıkları 3 binden fazla imzaya da videonun son bölümünde yer veriyor.

BASIN AÇIKLAMASI

Genç Akademisyenler grubu dün de bir basın açıklaması yaparak Başbakan Erdoğan'a seslendiler.

Açıklamada "Gülten Akın bir şiirini “ Yanlış mı Belledim, İnsan Sorumluluktur” diye bitirir, biz de aynenböyle belledik:

İnsan Sorumluluktur! Bildiğiniz gibi Başbakan Erdoğan, 1 Şubatta yaptığı konuşmada, kendi doneminde deziyadesiyle yürürlükte olan ve 12 Eylül’den devraldığı “dindar ve muhafazakar” bir gençlik yetiştirme projesini topluma deklare etti. Aynı konuşmada ateistlere olan tepkisini de açıkça dile getirdi. Ardından yapılan eleştirilere 6 Şubatta verdiği yanıtta görüslerini yineleyip, bukez ‘Gençliğin tinerci mi olmasını istiyorsunuz?’ diyerek eleştirenlere çıkıştı. Bizler de hem tartışmanın öznesi gençler, hem de Ba
şbakan’ın “dindar ve muhafazakar”gençliği yetiştirmekle görevli kıldığı akademisyenler olarak Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan bu deklerasyona ve ayrımcı söyleme karşı ne yapabileceğimizi konuşmaya başladık.  8 Şubat 2012 tarihinde “Genç Akademisyenlerden Başbakan’a Yanıt” başlığıyla bir imza kampanyası başlattık.

İmza metnimizde kısaca, farklı inançlara sahip veya ateist genç akademisyenler olarak Başbakan’ın açıklamalarından kaygı duyduğumuzu, toplumu inanç üzerinden bölen ve başta ateist yurttaşlarımız olmak üzere, Sünni müslüman olmayanları ve sokak çocuklarını açıkça hedef gösteren bu ayrımcı söylemin bizim açımızdan kabul edilemez oldugunu belirttik. Son olarak da toplumun icine cekildigi korku rejimine dikkat cekip, bu korku heyulasına teslim olmayacağımızı açıkladık.

İmza kampanyamız dünyanın dört bir yanından, 5 kıta, onlarca şehirden, büyük bir ilgi gördü,bir hafta içerisinde çoğunluğu genç akademisyenlerden oluşan 3000 imza topladık. İtirazımız bu şekilde toplumsallaştı ve karşılık buldu. Bu imzalara ek olarak yerli ve yabancı basında kampanyamız konuşuldu ve pek cok yabancı akademisyenin de desteğini aldı. Ve bugün imzalarımızı Başbakan’a gönderiyoruz.

Değerli basın mensupları, Anadolu’da güzel bir deyiş vardır, “Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar” derler, dolayısı ile bizi en iyi sizler anlarsınız. Sizin de pek çok meslektaşınız hapiste, bizim de Büşra hocamız ve daha nice akademisyen, öğrenci arkadaşlarımız. Başbakan sizlere haber , bizlerede kendi politik çıkarları ile örtüşen bir gençlik tipolojisi üretmemiz hususunda sipariş veriyor. Biz kendi adımıza bu siparişi onaylamadığımızı ve bu projeye ortak olmayacağımızı belirtmek isteriz. Buradan sayın Başbakan’a seslenmek istiyoruz. Siz, 28 Şubat’ın ikna odalarından haklı olarak şikayet ederken, 10 yıllık iktidarınız süresince kurduğunuz söylem ve tutuklama politikaları ile tüm toplumu ikna odasında yaşatıyorsunuz. Bizlere “ Bizden değilseniz ya da bizim gibi düşünmüyorsanız terörist-tinerci-darbeci-çete uzantısısınız” diyorsunuz. Bakanlarınız “terör” tanımını şiire, tuvale, romana kadar genişleterek Hitler’i dahi kıskandırıyorlar.

Ne mutlu ki, bu korkunç iklime rağmen, binlerce genç akademisyen, kariyerini de riske atarak cesaretle size 'Hayır' diyebiliyor. Zira bugün en büyük riskin susmak olduğunun hepimiz farkındayız.

Sayın Başbakan, Her çocuk sizin oğlunuz kadar şanslı gelmiyor bu dünyaya. Kurduğunuz iktisadi düzen kimi çocuklara gemicikler-şirketçikler bahşederken, kimilerinin de gözlerindeki feri sanayi atölyelerinde güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışırken çalıveriyor. O güzel gözlü çocuklar, evet tekrarlıyoruz gözlerinin feri çalınmış o güzel çocuklar, ahlaki-dini yoksunluktan değil,sizin iktidarınızın da sorumlu olduğu ve her gün daha fazla yoksulluk ureten iktisadi ve siyasi koşullar sonucunda bu durumdalar. Sizin görev ve sorumluluğunuz, sokakta yaşayan çocuklar üzerinden ayrımcılık iceren bir polemik yaratmak değil, bu koşulları derhal düzeltmektir. Hatırlatmayı bir borç biliriz.

Sayın Başbakan,Yine hatırlatmak isteriz ki: İnsanlara bir dini inancı dikte edemezsiniz. İnanç ve inançsızlık insanın temel özgürlüklerinden birisidir. Yüzbinlerce ateist vatandaşınızı inançsızlıklarından ötürü hor göremezsiniz, demokrasinin birincil şartı olarak tüm vatandaşlarınıza eşit davranmak zorundasınız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2007 yılında aldığı kararla, zorunlu dindersinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna hükmetti, siz hala devlet eliyle dindar bir nesil yetiştirmekten bahsediyorsunuz, sizi insan haklarına saygıya davet ediyoruz.

Öte yandan muhafazakarlık siyasi bir tercihtir; kendi siyasi duruşunuzu ülkemiz gençlerinin dünyalarına empoze edemezsiniz, sizin deyişinizle gençlerimizi formatlamaya hakkınız yok.

Son olarak bir noktaya vurgu yapmak istiyoruz. Biz bu imza kampanyası ile uğraşırken Türkiye’de eleştirdiğimiz tutuklamalar sürdü ve içinde pek çok kadın sendikacının dabulunduğu 140 kişi daha gözaltına alındı. Binlerce sendikacı, akademisyen, öğrenci, gazeteci ve siyasetçi hapiste, böyle bir rejimin demokrasi olduğunu kim söyleyebilir? Sizin dahi güvenmediğiniz ve kendi adamlarınızı korumak için daha dün özel yasalar yaptığınız adalet sistemine,  biz sade vatandaşlar nasıl güvenebiliriz?

Biz, Türkiye’nin geleceği olan genç akademisyenler olarak bu korku iklimine boyun eğmeyeceğimizi yeniden açıklıyor ve özgür ve demokratik bir Türkiye’de yaşama dilek ve irademizi tekrar vurguluyoruz.

Saygılarımızla

Genç Akademisyenler






Yorumlar (1)
Çiğdem Acar
21 Şubat 2012 / 14:51
Çok güzel bir yazı, tabii başbakan okursa daha güzelleşir, dilerim okur ve dilerim bu yazı yüzünden, kimsenin başı yanmaz...

Yorum Ekle
Adınız :
Mesaj :
gönder

Sağlık için gerçek parfüm! Sağlık için gerçek parfüm!
Haberin Videosu
’Genç Akademisyenler’den Başbakan’a yanıt    

En çok Yorumlananlar
En çok Okunanlar


28 Şubat
28 Şubat
12 Eylül
12 Eylül





Türkiye Haritası